Astım ataklarında tetiği çeken tek faktör allerjenler değil

Astıma sebep olan koşulların düzeltilmesinin ilaç tedavisi kadar önemli! İşte günlük yaşamda karşımıza çıkan tehditler…

Günümüzde astım evreleri değişim gösteriyor. Önceleri hafif, orta ve ağır astım şeklinde tanımlanan evreler, bugün kontrol altında olan ve kontrol altına alınamayan astım olarak tanımlanıyor. Günümüzde fenotip kavramının ön plana çıktığını ve astımın her hastada aynı tarzda ve şiddette olmadığını belirten Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Cem Gündoğdu, her hastaya uygun tedavinin doktoru tarafından seçilmesi gerektiğinin ve astıma sebep olan koşulların düzeltilmesinin ilaç tedavisi kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Astım; nefes darlığı, üç haftadan uzun süren öksürük, nefes verirken duyulan hırıltı veya ıslık sesi ve göğüste tıkanıklık hissi ile belirti gösterir. Nefes darlığı ataklar halinde gelir, özellikle geceleri hastayı uykudan kaldırması tipiktir. Hastanın, ataklar arasında nefes darlığı yakınması genellikle yoktur, fakat bu durum hastaların bir bölümünde sürekli bir hal alabilir. Nefes darlığı olmadan, sadece kuru öksürük nöbetlerinin varlığı veya nefes verirken duyulan ıslık sesi ve hırıltı da tek başına astımın belirtisi olabilir. Reflünün olması da, mide asidinin bronşlara geçmesine ve yakmasına sebep olacağından kuru öksürük nöbetleri yaratabilir. Bu nedenle akla getirilmeli ve tedavisi mutlaka yapılmalıdır.

Astım atağında genelde tetiği çeken bir faktör vardır. Allerjiye bağlı olabileceği gibi, en sık görülen şekli, bronşu duyarlı kişilerde üst solunum yolları enfeksiyonları sonrası ve geniz akıntısı ile astım atağının başlamasıdır. Bunlardan başka çeşitli etkenler astım atağına sebep olabilir. Ev tozu akarları, çimen, ağaç, yabani ot ve hububat polenleri, küfler, hamam böcekleri, kedi, köpek, kuş gibi ev içerisinde beslenen hayvanlar, nezle, grip gibi enfeksiyonlar, sigara dumanı, odun, kömür dumanı, tezek yakma, parfüm, saç spreyleri, yemek ve boya kokuları gibi ağır kokular, sis ve hava kirliliği, stres ve psikolojik faktörler, egzersiz, aşırı nem (% 85’in üzeri), hava ve mevsim şartlarındaki değişim, gülme, ağlama gibi ani sık nefes alış verişini gerektiren manevralar, mesleki faktörler.

Ev tozu akarları gözle göremediğimiz, ancak iç ortamlarda milyarlarca bulunan mikroskop altında keneye benzeyen canlılardır. En çok, yün ve pamuklu yorgan, yastık, yorgan, yatak, battaniye, halı, perde gibi yerlerde barınırlar. Yüksek rakımlı yerlerde akarların yaşama olasılığı çok azken, özellikle rutubetli iklimlerde yaşama olasılığı çok fazladır. Örneğin, Erzurum’da ev içi havadaki akar konsantrasyonu çok düşükken, Alanya’da akar konsantrasyonu çok fazladır.

Akarlara allerjisi olanlar, yatak örtülerini, nevresimlerini ve çarşaflarını haftada en az 2 kez değiştirmeli ve bunları 60 derece üzerinde bir sıcaklıkta yıkamalıdırlar.Evde sık sık temizlik yapılması, tercihen temizliğin başkası tarafından yapması, kişi kendi yapıyorsa maske kullanılması, evin sık sık havalandırılması, yatak odasında halı varsa kaldırılması, kumaş döşeli eşyalar yerine deri, suni deri, ahşap ve plastikten yapılmış olanlarının tercih edilmelidir. Evde peluş oyuncak barındırılmamalı, yatak ve yastıklar akarları geçirmeyen özel bir kılıf ile kaplanmalı, akarları öldüren özel kimyasal solüsyonlarla temizlik yapılmalıdır. Özellikle HEPA (High Efficiency Particulate Arresting – Yüksek Etkinlikte Partikül Yakalayıcı) filtre içeren hava temizleme cihazlarının kullanılması gibi önlemler almaları, uzun vadede allerjik şikayetlerinin kontrolü ve korunumu açısından faydalı olabilir.

Polenlerden korunmak için; polen sezonu olan Nisan, Mayıs, Haziran aylarında gerekli olmadıkça dışarıda dolaşılmamalı ve pikniğe gidilmemelidir. Ev ve arabalarda polenleri tutan hava filtreleri ve hava temizleme cihazları kullanılmalıdır. Polenin yoğun olduğu günlerde dış ortamda maske ve gözlük takılmalı, polenlerin yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalı, evdeki pencereler ince örgülü telle kapatılmalı, polen sezonu boyunca allerjiye karşı koruyucu antiallerjik ilaçlar alınmalıdır.
Küf mantarlarından korunmak içinse evde nemli, rutubetli duvarlar varsa tamiri yaptırılmalı, evin havalanması arttırılmalı, küflü malzemeler atılmalı ve küflü yerler çamaşır suyu ile silinmelidir.

Ev hayvanlarına karşı alınabilecek önlemler ise, allerjik kişinin yaşadığı eve ev hayvanı alınmamalı eğer evde hayvan besleniyorsa, bu hayvan alerjik kişiden mümkünse uzaklaştırılmalıdır. Evdeki hayvan uzaklaştırılamıyorsa, HEPA filtreli bir hava temizleme cihazı kullanılmalı, hayvanla yakın temas halinde maske takılmalı ve hayvanın tüyleri allerjenlerin miktarını azaltabilecek özel bir şampuanla haftada bir yıkanmalıdır.

Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/710969-astim-ataklarinda-tetigi-ceken-tek-faktor-allerjenler-degil