Sigara İçen Anne Adaylarına Uyarı

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Özge, annenin gebelikte sigara içmesinin, çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi hastalıklara neden olabileceğini söyledi.
Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Özge ve Çocuk Psikiyatristi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fevziye Toros, çocuk ve ergenlerde dikkat eksikliği ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik) bozukluğu ile sigara ilişkisini araştırdı. Yapılan araştırmaya göre, annenin gebelikte sigara içmesinin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için risk oluşturduğu ortaya çıktı.

Yrd. Doç. Dr. Cengiz Özge, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, nedeni bilinmeyen heterojen bir bozukluk olduğunu ifade etti. Bu hastalığın, çocukluk çağı ve ergenlikte en yaygın görülen ruhsal bozukluklardan biri olduğunu ifade eden Özge, bozukluğun, okul çağı çocuklarının yüzde 3 ile 10 unda görüldüğünü belirtti. Özge, “Sigara ve diğer bozukluklar arasındaki ilişki ile ilgili araştırmalar uzun yıllardan beri yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile annenin gebelik sırasında sigara içmesi, anne ve babanın sigara alışkanlığı, çocuğun sigara dumanına maruz kalıp kalmadığı, ebeveynlerin eğitim ve gelir düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır” dedi.

Yaşları 6-15 arasında olan 125 dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuk ve ergen grubu, herhangi bir ruhsal bozukluğu olmayan 75 çocuk ve ergen ile ebeveynler üzerinde yapılan araştırmada, verilerin, çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğinde bir uzman tarafından demografik faktörler ve ebeveynlerin sigara içmeyle ilgili özelliklerini içeren yapılandırılmış soru listesiyle elde edildiğini belirten Özge, araştırma sonuçlarına göre, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyla annenin gebelik sırasında sigara içmesi, annenin sigara içiyor olması ve pasif içicilik arasında anlamlı bir ilişki saptandığını kaydetti. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyla gelir düzeyi ve babanın sigara içiyor olması arasında istatistiksel olarak bir ilişki saptanmadığını da belirten Yrd. Doç. Dr. Cengiz Özge, yine bu çalışmadan elde edilen verilerle, annenin gebelikte sigara içmesi ve çocuğun sigara dumanına maruz kalmasının dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için önemli bir risk faktörü olduğu sonucuna varıldığını söyledi.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Temel Belirtiler
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun; dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik olmak üzere 3 temel belirtisi olduğunu ifade eden MEÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cengiz Özge, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir kişide dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun varlığından söz edebilmek için bu belirtilerin 7 yaştan önce başlamış olması, ev ve okul gibi birden fazla ortamda görülüyor olması, en az 6 ay olmak üzere sürekli olması ve kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta olması gerekir.

Dikkat eksikliği ölçütleri; belirli bir işe ya da oyuna dikkatini vermekte zorlanmak, dikkatin kolayca dağılması, dikkatsiz hataların yapılması, başlanılan işi bitirememe, kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünme, görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanma, ev ödevi, okul aktiviteleri gibi yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınma, etkinlikler için gereken eşyaları kaybetme ve günlük etkinliklerde unutkanlık olarak belirlenmiştir. Bunlardan en az 6 sının, en az 6 aydır, birden fazla ortamda görülüyor olması durumunda dikkat eksikliği olabileceği düşünülür.

Hiperaktivite, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır. Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın kıpır kıpır olması, gereksiz yere sağa sola koşturma, eşyalara tırmanma, sakince oynamakta zorlanma, sürekli hareket halinde olma ve çok konuşma gibi belirtilerle kendini gösterir. Dürtüsellik ise, genel olarak bireyin kendini kontrol edebilmesinde sorun olmasıdır. Acelecilik, istekleri erteleyememe, söz kesme, düşündüğünü hemen yapma, aklına geleni geldiği anda söyleme, sırasını beklemekte güçlük çekme gibi belirtilerle kendini gösterir.”

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun 3 farklı tipte görüldüğüne işaret eden Özge, “Birincisinde dikkat eksikliği belirtileri ön plandadır, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ya yoktur ya da tanı alacak kadar şiddetli değildir. İkinci tip dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirgin olarak vardır, dikkat eksikliği belirtileri vardır, ancak tanı alacak kadar şiddetli değildir. Birleşik tip denilen üçüncü tipte ise hem dikkat eksikliği hem de aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileri tanı alacak kadar şiddetlidir.

En sık olarak görülen tip birleşik tiptir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte sorumlu olduğu düşünülen bazı etkenler vardır. Kalıtım ve genetik nedenler, çevresel etkenler ile beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedenleri olarak sayılabilir. Çevresel etkenler direkt olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna neden olmaz. Sadece genetik olarak yatkınlığı olan bireylerde riski artırır” şeklinde konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir