Gıdalar ve beslenme

Gıdalar ve beslenme

Sağlıklı bir diyet
Kızınıza verebileceğiniz en güzel armağanlardan biri, sağlıklı bir beslenme biçimidir, iyi beslenme alışkanlıklarının yerleşmesi için
erken olduğunu asla düşünmeyin (bu elbette ki erkek çocuklar için de geçerli!). Başlayın ve devamını getirin. Eğer kızınıza vücudu için doğru yakıtı veriyorsanız, en uygun biçimde büyümesini; güçlü kemiklere, pürüzsüz bir cilde ve parlak saçlara sahip olmasını sağlamakla kalmayıp, onu yaşamın daha sonraki dönemlerinde ortaya çıkabilecek pek çok hastalığa karşı da koruyorsunuz demektir. Konu beslenmeye geldiğinde isteseniz de istemeseniz de örnek alacağı kişi sizsiniz. Sizi abur cubur yerken, cips ve bisküvi atıştırırken görüyorsa aynısını taklit edecektir ve haklı olarak sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla ilgili tavsiyelerinizi ikiyüzlülük olarak değerlendirecektir.

Bebeklerde beslenme
Hekimler bebeklerin yaşamlarının ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenmesini tavsiye ediyor. Anne sütü, gelişimini tamamlamamış sindirim sistemi açısından mükemmel bir besin olup, hastalıklara karşı doğuma kadar annenin bağışıklık sisteminden yararlanan bebek için, doğumdan sonra da bu yararın devamlılığını sağlar. Ayrıca, anne sütüyle beslenen bebeklerin daha sonraki dönemde solunum sistemi hastalıklarına daha az yakalandığına dair kanıtlar var. Ancak bütün çabalarına rağmen annelerin hepsi bebeklerini emziremez. Bu sizin de başınıza gelirse kendinizi perişan etmeyin; bebeğinizi emzirememeniz iyi bir anne olmadığınız anlamına gelmez!

Kız bebekler anne karnındayken erkek bebeklere göre daha hızlı hareket ederler; ağızlarını daha sık açıp kapatırlar. Doğduklarında ağız çevresindeki kaslar erkeklerdekine göre daha fazla gelişmiştir.
Bu nedenle erkeklere göre daha kolay beslenebilirler.

Bebeklerin katı gıdalarla çok erken tanıştırılmasının, yaşamın sonraki döneminde vücut yağı ve kiloda artışla ilişkisi olduğu ispatlanmıştır.

Bu nedenle katı gıdalara başlamak için bebeğin 6 aylık olmasını beklemek en iyisidir. Elbette ki bazı bebekler diğerlerine
göre daha iştahlıdır. Yani durumu, “Eh, 6 aylık oldu. Hadi bakalım katı gıdalara başlayabiliriz” şeklinde özetlemek doğru olmaz. Gelişmeleri izleyerek hareket edin. Bazı bebekler katı gıdalara biraz daha erken dönemde ihtiyaç duyarken, bazıları birkaç hafta daha sütle beslenmekten mutlu olur. Bebeğinizin kilo alışı, uyku düzeni ve hangi sıklıkta beslenmeye ihtiyaç duyduğu bu açıdan yardımcı göstergeler olabilir. Eğer daha sık beslenmesi gerekiyorsa (özellikle de geceleri) ve kilo alışı yavaşlıyorsa yavaş yavaş memeden kesmenin zamanı gelmiş demektir.

Dünyanın pek çok yerinde bir kız çocuk yaşamının ilk 2 yılı boyunca yalnızca sütle beslenir, ideal olan bu değilse de süt (kaynağı ne olursa olsun) beslenmesinin önemli bir parçasını oluşturmalıdır.

Süt çok miktarda yağ içerir ve bebekler erişkinlere göre çok daha fazla yağa gereksinim duyar. Çünkü yağ gelişmekte olan
beyin hücreleri için vazgeçilmez bir bileşendir. Bu yüzden de küçük çocuğunun içtiği tam yağlı sütü yarım yağlı sütle değiştirmeye karar veren anne babaların bu girişimi, gelişim açısından onların yararına değildir. Bir çocuğun besinlerle aldığı yağı kısıtlamanın tek gerekçesi yalnızca tıbbi tavsiyeye dayalı olmalıdır.

Küçük çocuklarda beslenme
Küçük çocuklar oldukça temel bir beslenme biçimiyle gayet iyi gelişirler. Günümüzde beslenmeyle ilgili bir saplantı söz konusu
olmakla birlikte, aslında seçim kendilerine bırakılsa çocukların çoğu sağlıklı gıdaları tercih eder. Çünkü tersini yapmaları, hasta ve halsiz olmalarına yol açar.

Küçük çocukların beslenirken yalnızca yüzde 2 oranında proteine gereksinimi vardır. Avrupalı çocukların çoğu bundan çok daha fazlasını alır. Ayrıca zaten hiç hoşlanmadıkları sebzelere de çok fazla miktarda ihtiyaçları yoktur. Ancak bir bahçeniz varsa, çocuğunuza kendi sebzesini yetiştirebileceği bir alan ayırmanın ödülü çok büyük olabilir. Oğullarım “kendi” küçük arsalarında şekilsiz bazı numuneler yetiştirene kadar havucun yüzüne bile bakmazlardı!

En uygunu, bir çocuğun gereksinim duyduğu besinlerin olabildiğince fazlasını taze gıdalardan almasıdır. Ancak günümüzde,
sebzelerdeki vitaminlerin ve eser elementlerin çoğu çocukların bayılarak yediği kahvaltılık gevreklerde, ketçapta, meyve sularında, yoğurt ve dondurmada bulunuyor, işte hayal gücünüzü biraz kullanmanızın size neler sağlayacağının kanıtı!
Çocuğunuzun dengeli bir biçimde beslenmediğini düşünerek endişeleniyorsanız süt, süt ürünleri ya da vitamin ve mineral damlalarıyla beslenmesini destekleyebilirsiniz. En önemlisi sofrayı savaş meydanına çevirmemektir. Çünkü beslenmeyle ilgili normal dışı davranışların ve yeme bozukluklarının ürkütücü derecede sık görüldüğü günümüzde, bu şekilde davranmak daha sonraki dönemlerde çıkabilecek sorunlara zemin hazırlamaktır.

Şekerin dozunu kaçırmayın. Şeker diş çürüklerine neden olur, çocukları hiperaktif hale getirebilir ve zamanla alışılan bir tat haline gelerek daha sonraları kilo sorunlarına yol açabilir. Olabildiğince erken dönemden başlayarak, yemeklerden sonra dişlerini fırçalaması için kızınızı teşvik edin (özellikle de tatlı bir şey yedikten sonra).

Gazlı içeceklerde ve hazır yiyeceklerin çoğunda fazla miktarda şeker vardır. Meyvelerdeyse şekerin sağlıklı türü boldur. Yine de küçük bir çocuğu şekerden bütünüyle yoksun bırakmayın. Çocuklar şekerin çoğunu yakar ve hızlı büyüme sırasında oluşan hücrelerden her birinin şekere gereksinimi vardır.

Tuz da zamanla alışkanlık haline gelen bir tattır. Çocuğunuzun yemeğine fazla tuz koyarak onu “tuz bağımlısı” haline getirmeyin. Çok fazla tuz, yaşamın daha sonraki döneminde yüksek kan basıncına ve kalp hastalığına neden olabilir. On bir yaşından küçük bir çocuğun aldığı günlük tuz miktarı 6 gramın altında (2,5 gr sodyum) olmalıdır. Hazır yiyeceklerin paketlerinin üzerindeki etiketleri mutlaka okuyun. Pek çok üretici ürünlerindeki tuz miktarını azaltmaya çalışıyor olsa da hazır yemeklerin ve çerezlerin içerdiği tuz miktarı hâlâ ürkütücü derecede yüksektir.

Büyüme çağındaki çocukların çoğu öğün aralarında acıkır. Ancak bu durumda çocuklara bisküvi ya da cips yerine meyve (taze ya da kuru) ve sebze parçaları vermek çok daha sağlıklı bir seçenektir. Besinleri kızartmak yerine ızgara yapmaya ya da fırında pişirmeye çalışın ve yemek pişirirken damarları tıkayan doymuş, hayvansal yağlar yerine bitkisel yağlar (zeytinyağı, mısırözü yağı, fındık yağı) kullanın.

Gıda alerjileri
Çocukların yüzde 2′sinde gıda alerjisi ortaya çıkar. Gıda alerjisini en sık tetikleyen etkenler şunlardır:
Kuruyemiş
İnek sütü
Yumurta

Ailenizin diğer bireylerinde de gıda alerjisi ya da egzama, saman nezlesi veya astım varsa çocuğunuzda bu tür bir sorunun görülme riski de daha yüksek olacaktır. Böyle bir durumda olabildiğince uzun süre emzirmeye çalışın; emzirirken siz de kuruyemişten uzak durun ve 1 yaşını doldurana kadar çocuğunuza kuruyemiş vermeyin.

Çocuğunuzda belirli bir gıdayı aldıktan sonra döküntü, hırıltılı solunum ortaya çıkarsa, kusma olursa, çocuk kendini kötü hissederse veya ishali olursa bir deri testiyle bu durumdan sorumlu gıdanın hangisi olduğu saptanabilir.

Gelişme çağındaki kızlarda beslenme
İlk yıldan sonra büyüme yavaşlamaya başlar; ancak bir kız çocuk 3. yılın sonunda erişkin boyunun yarısına ulaşmış olur.
Küçük bir çocuğun artan bağımsızlığını göstermesinin yollarından biri yediklerini seçmesidir. Ne yazık ki bu, çocukların yeme
konusunda kılı kırk yardıkları bir döneme rastlar. Sizi ne denli çileden çıkarırsa çıkarsın öğünleri aceleye getirmeyin ve telaş etmeyin.

Öfke ters teper.
Yemek seçen bir çocukla başa çıkmanın en iyi yolu, ona geniş çeşitlilik gösteren farklı lezzet, renk ve kıvamda yiyecekler sunmaktır; böylece ihtiyacı olan kalorileri alabilir. Önüne konan yemeği reddederse, geri çevirdiği yemeğin yerine en çok sevdiği yemeği vermeyin. Bir sonraki öğüne kadar bekleyin. Acıktığında fazla müşkülpesent olmamayı öğrenecektir.
4 yaşından sonra bir çocuğun vücut ağırlığının her bir kilogramı başına gereksinim duyduğu enerji miktarı azalmaya başlar. Ancak çocuğun kilosu artık daha fazla olduğundan, büyümesinin yavaş ama istikrarlı biçimde devam etmesi için gereksinim duyduğu kalori miktarı artar. Karbonhidrat bakımından zengin besinleri, meyve ve sebzeleri, süt ve süt ürünlerini, yağsız et, balık, tavuk, yumurta, baklagiller ve kuruyemişi içeren ana öğünler ve sağlıklı ara öğünler, beslenmesine aşırı enerji yüklemeksizin, gelişimine katkıda bulunur. Çocukların özellikle sıcak havada ya da fiziksel açıdan aktif olduğu anlarda bol miktarda sıvı alması gerekir. En iyi sıvı kaynağı, kalori içermeyen ve tatlıya olan düşkünlüğü körüklemeyen sudur.

Ancak içerdiği şeker düzeyi düşük olduğu sürece süt ve sütlü içecekler ya da meyve suları da yeterli sıvıyı almasını sağlayacaktır.

Okul çağındaki çocuklarda beslenme
Kız çocuk büyüdükçe reklamlardan giderek daha fazla etkilenir; okuldaki öğünlere geçişle birlikte beslenmesi tamamen kontrolünüz dışında kalır. Ama kızınız iyi beslenme alışkanlıkları edinmişse, sağlıklı beslenmeye devam etme ihtimali yüksektir. Bu döneme kadar abur cubura olan düşkünlüğünün gelişmediğini umalım. Durum böyle olsa bile yiyip içtiklerine şeker ya da tuz ekleyip eklemediğini kontrol etmekte fayda var. Okul öğünlerinin standartları, maliyeti düşürmeye yönelik önlemler yüzünden maalesef düşüktür. Okullarda kafeteryalar açılmaya başladığından beri, ayaküstü atıştıran bir kuşak ortaya çıktı. Şimdiyse beslenmeyle ilgili kılavuzlar kullanıma girdiğine göre öğünlerin ıslah edilmesini umuyoruz. Ancak sınırlı bütçeyle okulların sağlaması gereken o kadar çok şey var ki! Siz yine de kızınızın evden çıkmadan besleyici bir kahvaltı yaptığından emin olun. Kahvaltıda kepek, yulaf ezmesi ya da müsli yiyen çocuklar, güne beyaz ekmek ya da şekerli tahıl ürünleriyle (yüksek glisemik indeksli besinler) başlayan çocuklara göre, öğlenleri daha az yeme ve gün içinde daha az atıştırma eğilimindedir. Glisemik indeksi yüksek besinler, kan şekerinde hızlı bir artışı takiben hızlı bir düşmeye neden olarak aynı besinden daha fazla yeme ihtiyacı doğurur. Yulaf ezmesi gibi besinler ise vücut tarafından yavaş yavaş yakılır ve çok daha uzun süre enerji verir.

Kız çocukların çocukluk çağı boyunca bol miktarda süte gereksinimi vardır. Çünkü süt gelişmekte olan kemikler için gereken kalsiyumu sağlamak açısından çok önemlidir. Ama yoğurt, peynir ve hamsi gibi balıklar da (özellikle kılçıklarını yerseniz) mükemmel kalsiyum kaynaklarıdır.

Gelişme çağındaki kızlarda kilo sorunları
Kızınızın çok fazla kilo aldığına, vücut biçiminin onu mutsuz ettiğine veya okulda alay konusu olmasına yol açtığına dair endişeleriniz varsa kendi kendine rejime başlamadan önce mutlaka bir uzmana danışın; çünkü bu tür rejimler onun için en yararlı seçenek olmayabilir. Günümüzde çocukluk çağı obezitesindeki artış tehlike çanları çalmaktadır ve obezitenin çocuklarda tip 2 diyabet hastalığında hızlandırıcı rol oynadığı görülmüştür. Çocuğun kilosu kontrol dışına çıktıktan
sonra müdahale etmektense başlangıçta obezite gelişmesini önlemek çok daha iyidir. Erken çocukluk döneminde egzersizle birlikte iyi ve dengeli bir diyet en iyi koruyucu önlemdir.

Sağlık Dairesi’nin ifadesine göre, “11 yaşından küçük çocuklarda obezitenin her geçen yıl arttığı kanıtlanmıştır” ve çocukların yaşamın daha ileri dönemlerinde kalp hastalığı gibi sağlık sorunlarına yenik düşmemesi için soruna acilen müdahale edilmesi gerektiğine inanılmaktadır.

Ancak bu noktada obezite ile çocuk tombulluğu arasındaki sınırı çizmek gerekir. Günümüzde, fazla kilolu olma konusunda çok fazla önyargı ve kızları, hiç de gerçekçi olmayan, kürdan gibi incecik bir dişi görünümüne alıştırmak için çok fazla baskı var. Öyle ki 5 yaşındaki tombulca kız çocuklar bile şişman olduklarını iddia ediyorlar. Bu durum gerçekten de üzücü ve aynı zamanda sağlıksız. Buna göz yuman ve kızını henüz bir çocuk olduğu halde küçük bir kadına dönüştürmeye çalışan anne babalardan olmayın.

Çocuklarda obezitenin tanımlanmasında, tıpkı erişkinlerde olduğu gibi boy/kilo ve Beden Kitle indeksi (BKİ) tablolarının en güvenilir araçlar olduğu düşünülmektedir. Ancak çocuklarda BKİ, normal gelişim sırasında inanılmaz dalgalanmalar gösterebilir; o yüzden bu konuda mutlaka bir uzmana danışın.

Kızınızın sağlıklı beslendiğini ve yeterince egzersiz yaptığını biliyorsanız, kilo almasının altında tıbbi ya da psikolojik bir neden yatıyor olabilir. Kızınızın gerçekten de bir sorunu varsa ondan yediklerinin kaydını tutması istenecektir. Böylece bir diyetisyen kızınızın aldığı besinleri değerlendirebilir. Bazı durumlarda tedavi bütün ailenin diyetinde değişiklik yapmayı gerektirebilir. Egzersize daha fazla zaman ayrılması, televizyon ya da bilgisayar ekranı karşısında oturarak geçirilen
zamanın sınırlandırılması gibi yaşam tarzı değişiklikleri de büyük olasılıkla bu programa dahil edilecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir