İltihaplara karşı huş ağacı

Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış huş ağacı yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.

Bedendeki sıvı birikimlerini (ödemleri), böb­rekleri kesinlikle yormadan veya tahriş etmeden çözebilir. İdrar kesesi iltihabına ve idrar yolları iltihabına karşı etkiliciir. üzün süreli bitki çayı kullanımının sonucunda, bedendeki ürik asit dü­zeyi aşağı çekilebilir. Romatizma, gut ve artrit ra­hatsızlıklarına karşı da kullanılabilir.

Yapışkanotu

Böbrekleri, karaciğeri, dalağı zehirli ve zararlı maddelerden arındırır. Lenf kanseri dahil olmak üzere, tüm lenf sistemi hastalıklarında kullanıl­malıdır. Lenf sistemindeki tıkanıklıkları açar ve zararlı maddelerden arındırır. Dölyatağı hastalık­larında da kullanılabilir. Bitki çayı, çay içimi, dış­tan kompres ve yıkama biçiminde, deri hastalık­larına, yaralara karşı kullanılabilir. Bitki, epilep­si (sarah) hisleri, Parkinson hastalığı, sinirsel hastalıklar, idrar tutukluğu, kum ve taş rahatsız­lıklarında da önerilir. Her tür böbrek hastalığı ve böbrek iltihabına karşı, yapışkanotu – altınbaşak eşit karışımının çay ile kürsel uygulanmalıdır.

Yapışkan otunun kullanımı
Yapışkan otu çayı: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolu­su kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Günle 2-5 bardak taze demlenmiş çay, gargaralar eşliğinde soğutulmadan içilir.

Yapışkan otu merhemi: İyice yıkanarak ince kıyılan nemli bitkinin özsuyu, mutfak robotu kul­lanılarak elde edilir. Oda sıcaklığındaki tereyağı ile bitki özsuyu iyece karıştırılır ve elde edilen merhem buzdolabında saklanır, üzün süre da­yanmaz, küflenir.

Belbal

Belbal özellikleri
* İyisi sarı renkte olanıdır. Kabuğu kullanılır.
* İçilme miktarı 12 gramdır.

Belbal faydaları
* Balla karıştırılıp yenirse, mide için çok iyi gelir. Özellikle mide üşütmelerine çok iyi gelir.mideyi kuvvetlen dirir ve gevşemesini engeller.
* Göz nezlesine ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir.
* İştahı artırır.

Balık sazı (şamar, kova otu, kara hasırlık kızsazı)

Balık sazı (şamar, kova otu, kara hasırlık kızsazı) özellikleri
* Anadolu’da antalya civarında yetişir.
* Üç çeşidi vardır.
* Su içinde, su kenarında, deniz kenarında sulu yerlerde yetişen bir ottur.yemişi, dalları kullanılır.

Balık sazı (şamar, kova otu, kara hasırlık kızsazı) faydaları
* Kara tohumları bulunan çok kardeşlenmiş, yeşil saplar dan ibarettir. Bazı yerlerde bundan hasır yaparlar.
* Yemişli çeşidinden yemişini yiyenlere uyku verir.
* Meyvesiz olan ikinci çeşidini kavurup sancı yapan ur ve şişlere sürülürse derhal ağrıyı keser.
* Yemişli çeşidinin yemişi kavrulup üzüm şurubuna katı larak içilirse ishali durdurur ve idrarı arttırır.
* Dalları dövülüp yılan sokmasına karşı yakı gibi kullanılırsa fayda verir.
* Üçüncü çeşit, kova otunun uçlarında tohum gibi pıtraklar bulunur. Şayet bunu taze iken çayır içinde katır ve at yerse derhal ölür. Fakat tazeliğini kaybedip kurumaya başlayınca artık hayvanlara zarar vermez. Bunun zararı at ve katırlaradır başka hayvanlara zarar vermez.

100′den fazla hastalığa iyi geliyor

Yüksek oranda antioksidan içeriyor…

Zerdeçalın her türlü kanser hastalıkları, diyabet, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi geldiğini biliyor muydunuz?

Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhami Gülçin, Türkiye’de zerdeçalın kullanım alanının yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

TEZ ÇALIŞMASI YAPILIYOR
Gülçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek lisans öğrencisi Tuğba Ak ile birlikte zerdeçalda bol miktarda bulunan ”curcumin” maddesi üzerine bir tez çalışması yaptıklarını söyledi.

Zerdeçalın Ortadoğu mutfağında yaygın bir şekilde, halk hekimliğinde haplar şeklinde kullanıldığını ve günlük diyetle birlikte de alındığını ifade eden Gülçin, ”Zerdeçal, Ortadoğu mutfaklarında çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Zerdeçallı pilavlar, salatalar yaygındır. Zerdeçal büyük bir öneme sahipken, bizim buna yabancı kalmamız mümkün değildi. Biz de son zamanlarda sadece zerdeçalı kullanmak değil, zerdeçalda bulunan etkin madde olan ‘curcumin’ üzerinde çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” dedi.

YÜKSEK ORANDA ANTİOKSİDAN MADDE İÇERİYOR
Çalışmalarında, zerdeçal bitkisini antioksidan kapasitesini irdelemeye çalıştıklarını anlatan Gülçin, ”Özellikle antioksidan ve radikal giderme kapasitesini hem belirledik hem de bilinen standartlarla kıyasladık. Gerçekten yapmış olduğumuz çalışmalarda aynı konsantrasyona denk gelen standartlara karşılık zerdeçal ve dolasıyla curcumin molekülünün çok yüksek oranda antioksidan aktive gösterdiğini tespit ettik”’ diye konuştu.

100′DEN FAZLA HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Gülçin, zerdeçalın ve dolayısıyla curcuminin her türlü kanser hastalıkları, diyabet ve enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi geldiğini, hatta bunlardan bazılarının gen seviyesinde iken engellediğinin tespit edildiğini ifade etti.

BİR BARDAK SÜTE BİR ŞEKER KAŞIĞI ZERDEÇAL KATIN
Özellikle Türk mutfağında da zerdeçalın kullanım alanının yaygınlaşmasını tavsiye eden Gülçin, şunları kaydetti:

”Bilhassa çocuklara yönelik uygulamalarda özellikle sabah ve akşam yatarken bir bardak süte bir şeker kaşığı zerdeçal katıp çocuklara içirmek; hem bağışıklık sistemini kuvvetlendirir hem de olası hastalıklara karşı koruma ve direnç kazandırır. Kolon kanseri başta olmak üzere her türlü kanser hastalıklarına, diyabet ve enfeksiyon hastalıklarına çok iyi gelmektedir. Kışları her türlü hastalığa tedbir alıyoruz ama sonbahardan kışa doğru geçiş mevsiminde yeterince önlem alamıyoruz ya da güzel havaya güveniyoruz, dolayısıyla kış dönemlerinde enfeksiyon hastalıklarına çok daha sık yakalanıyoruz. Bunun için özellikle geçiş mevsimlerinde, enfeksiyon hastalıklarına karşı zerdeçal kullanılmalıdır.”

”GEÇİŞ MEVSİMLERİNDE, ZERDEÇAL KULLANIMINA ÖNEM VERİLMELİ”
Doç. Dr. Gülçin, geçiş mevsimlerinde zerdeçal kullanımına biraz daha ağırlık verilirse, başta çocuklar olmak üzere, herkesin enfeksiyon hastalıklarından kendisini bir derece daha sakındırmış olacağını vurguladı.

ZERDEÇALIN GÜNLÜK HAYATTA KULLANIMI
Zerdeçalın, Türkiye’de yetiştiğinin bilinmediğini, Ortadoğu’da ise çok yaygın bir yetişme alanına sahip olduğunu ifade eden Gülçin, diğer baharatlarda olduğu gibi günümüzde Türkiye’de hemen hemen bütün aktarlarda bol miktarda bulunduğunu kaydetti.

Zerdeçalın, salatalarda, pilavlarda taze olarak, kurusunun da baharat olarak kullanılabileceğini anlatan Gülçin, ”Zerdeçalın anayurdu Hindistan olarak bilinmektedir ancak günümüzde diğer baharatlar gibi tüm aktarlarda kolayca bulmak mümkündür. Her türlü kanser hastalıkları, diyabet, enfeksiyon hastalıkları başta olmak üzere 100′den fazla hastalığa iyi gelen zerdeçalın Türkiye’de kullanım alanının yaygınlaşması gerekiyor” dedi.

GÜNLÜK 2-3 BARDAKTAN FAZLASI İÇİLMEMELİ
Birçok hastalığa iyi geldiği için ilaç sektöründe zerdeçalın çok yaygın bir kullanım alanı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülçin, zerdeçalın şuana kadar bilinen bir yan etkisinin bulunmadığını ancak tüm faydalı yeşil drogların fazlasının zararlı olabileceğini, bunun için de çay olarak tüketiliyorsa günlük 2-3 bardak kullanılması gerektiğini vurguladı.

ÇALIŞMASIYLA ”ONUR ŞEREF” SERTİFİKASI ALDI
Zerdeçal’ın yüzde 30′unu ”curcumin” molekülünün oluşturduğuna değinen Gülçin, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Biz de çalışmalarımızı bunun üzerine yoğunlaştırdık. Çünkü zerdeçalın etken maddesi biyolojik olarak zerdeçala aktiflik kazandıran curcumin molekülüdür. Bundan dolayı curcumin molekülü üzerine bir çalışma yaptık. Bir yıllık çalışmada deneysel çalışmadan sonra tezi tamamladık ve yayına dönüştürdük. ‘Antioxidant And Radical Scavenging Properties Of Curcumin’ adlı çalışmamız, ‘Chemico Biological Ineractions’ dergisinde hemen kabul edildi ve kabulü ile birlikte 50 civarında atıf aldı. Çalışma hem yurt içi hem yurt dışı bilim adaları tarafından çok güzel bir şekilde karşılandı. Özellikle online olarak bilim adamları çalışma hakkında bilgi istedi.”

Zerdaçalın, en can acılı noktasının ise yayınlanan dergide scopus arama motorunda en çok atıf alan makale olduğunu belirten Gülçin, Elsevier (ünlü bilimsel yayınevi) tarafından kendisine çalışmasından dolayı ”Onur Şeref” sertifikası verildiğini ifade etti.

AA

Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/572635-100den-fazla-hastaliga-iyi-geliyor